Nasıl bir zamandır?
Dile dökülmüş, ağızlarda paslanmış bir dolu kısa kesik kelam, işe yaramayan bazı biçki-nakış kutuları, naftalin kokmayan bazı giysilerde kan kurusu
Zamanın ruhu bizi kucaklamıyor nedense, her gün bir başka haberlerle bölünüyor dilimizden dökülen uzun gazel.
Meselanın özünde Ermeni kardeşlerim durmakta, hani ince bir Duduk sesi gelir ya kulağınıza bir ara sokaktan, birden pusulasız saparsınız bir kokusu Bizans sokağa, bir eskil kadın sizi karşılar ya!
Ermeniler özrün gül hatırı sağaltmakta bir Çıbanı, milli gerçekler ve yeni konjonktür arasında süren amansız savaş. İşte hayatın dili başka konuşuyor. Nisanda yasınıza gelemedik diyor dilimde gezinen Dewres, düğün edin gelelim diyor.
Kürdili hicazda makamımız bu fasılda. Esmerleşiyor bir harita gün be gün. Yahu biz sadece bir tas su içecektik, kendi dilimizce sonra dünya değişti, üstümüzden kalktı bir çağın toprağı, diyorlar.
Alevden dökülen bir tarihti Alevilerimiz, dile geldiler. Oturdular, zorla namaz kıldırılmış çocuklar korosuyla, hep bir ağızdan değil! Tek tek, tane tane okuyorlar, alınyazısı nasıl değiştirilir, diye başlayan bir Mushaf.
Sokağa
Rüzgâra
Hayata
Uzatmayalım, bir derin soluk alalım.
Haydi! Anımsayalım hafif bir dans eder gibi, elimizin dokunduğu yerde en sevdiğimizin ince beli, saçları da ıhlamur kokuyor!
Mesela Ergenekon diye tariflenen oligarşinin belirli bir anda safralarını atmakla kabil olduğu bir süreci izliyoruz. Kuyular açılıyor, ahanda BİZ! Kışlalar kazılıyor, henüz ütüsü bozulmamış cesetler, yine BİZ! Hem Makine hem Kimya yapımı bombalardan söz ediliyor, eti dağılan kim? Elbette BİZ!
Taraf olmak her zaman tartışılan bir düşünme biçimidir.
Bu esnada taraf olmak neye tekabül eder diye sormadan duramıyoruz.
İki gerici anti-demokratik grubun, zaman zaman bombalı, zaman zaman hukuklu mücadelesinde nerede durmak gerektir? Zemin bir hayli kaygan.
Kapatılmamış hesaplar açılıyor, her yeni haber bir başka örtülü günahın sırtını açıyor.
İslamcılar özgürlük şiarıyla doldururken keselerini, daha açmadan kuruyan bir bitki gibi sönük kalıyor samimiyetleri.
Statükocu güçler Nazimiye kışlasına dikmiş gözlerini; bir katilin yetimliği gibi mağrur duruyorlar.
Biz kimden mi menkulüz?
Biz onların olmadığıyız olamamak için hesap veren bedel ödeyenleriz!-
Kaldırılan toz, yapılan çağrılar bizi yanıltamaz.
Biz tarihsel olarak gerici olduğunu düşündüğümüz bir gücün gayrı meşru iktidarına kapılmayacağız. Eyyam bizi kandıramaz, yüz yıldır başımıza çöreklenen ittihat ve terakki artıklarının bize reva gördüğü şakşakçılığa hayır diyoruz.
Bu bizim kavgamız değil!
* * *
Yeri geldi, söylenecektir:
Biz Veli ve Küçükün başına taş değse seviniriz.
Kemal Gürüzün, İbrahim Şahinin, Kemal Kerinçsizin, Doğu Perinçekin başına ne hal gelse içimiz ferahlar.
Unutamıyoruz! Bin operasyonlarda kan ve gözyaşı nehirlerini. 19 Aralık operasyonlarında oğullarımız ve kızlarımızın üstüne bası

geçen postalları. Köylerimiz yakılışını, kentlere ucuz emek olarak sürülüşümüzü. Cem evlerimizin polis baskınlarında dağılışını, Gazideki bir mahalleden, bir Paris Komünü çıkartan öfkemizi. Üniversitelerden elimize tutuşturulan soruşturma tutanağıyla kovuluşumuzu, yüzümüzün yarısı dağlı kalmıştı. Gözaltı, işkence, taciz, ev baskını iken bir cümlede yaşadıklarımızı!
Unutamıyoruz!
AKP karşıtlığı yapacağım diye kimlerin yanında durduğunuza iyi bakın: Omuz başınızda bir katil duruyor. Kemalistlere öfke kusacağım diye kimlere övgü dizdiğinize dikkat edin: Yanı başınızda rejimin en karanlık güçleri duruyor olabilir.
Bu bizim kavgamız değil!
Sermaye oligarşisinin faşist diktatörlüğü verili bir anda klik çatışması yaşamaktadır. Devlet organında mutlak iktidarını pekiştirmek isteyen güçler tüm olanaklarıyla bir savaş yürütüyor. Bu gerici çatışmaya ise halklarımızı taraf kılmaya çalışıyorlar. Kimle alışveriş yaptığınıza dikkat ediniz!
Derin devlet diye bir teşekkül yoktur! O, devletin asli görünümüdür en yalın ifadeyle!
Yüzleşmeye ihtiyacımız var, her büyük zulmün küçük hisseli ortağı* olarak.
O vakit ne Şemdinli, ne Susurluk, ne Bahçelievler katliamı, ne Sivas kırımı, ne Digor katliamı karanlıkta kalır. O vakit küfrederken, Ermeni dalga geçerken, Kürt aşağılarken, Çingene diye küçümserken, Laz diye garipserken, Alevi diye korkarken, Solcu diye önemsizleştirirken, Kadın demeyiz!
Yüzleş ve Ezilen kardeşinin elini tut!
Kimin boynunu bükük bıraktıysan ona eğil, onu hür kıl kendinden!
Lütfen!
Barış...
--
berkcanokar
G
--
"The Reality of Dreams is the Dream of Reality"
~EmptyHeads
=the-surreal-arts
~IIAAProject
=philippines
*visionaryartists
*CollaborativeCorpse
*TheExquisiteCorpse
*SurrealSociety
--
~samuzu
Ilayda Portakaloglu © Tüm haklari Samet Uzundal'da saklidir ve Aitir !! ♥
--
=islamicconsciousness
--
w w w . m u r a t k a r a k a s . c o m [link]
--
Kötü kedi şerafettin...
--
=Ilayda-Arts
Samet Uzundal © Tüm haklari Ilayda Portakaloglu'da saklidir ve Aitir!
Previous Page12345...Next Page